Yaratıcı Drama Nedir ?
DRAMA NEDİR
Öğrenme, eğitim etkinlikleri içindeki en önemli kavramdır. Bütün eğitimciler en
etkili ve kalıcı öğrenme sürecinin ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ olduğu konusunda
tartışmasız birleşmektedirler. Drama, ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ bakımından en
etkili yöntemlerden biridir. Genel olarak konuyla ilgili olan
eğitimci/sanatçı/uygulayıcıların birleştiği ve en basit anlatımla drama; bir
düşünceyi beden diliyle, hareket ederek, devinimle anlatımdır. İçsel bir
durumun, bir tasarımın, bir düşüncenin eyleme dönüşmesidir. Dramayla birey
düşünür, plan yapar, organize eder ve düşüncesini eyleme dönüştürerek uygular.
Bu süreçte de yaşantılar yoluyla yeni davranış ve duyguları öğrenir, deneyim
sahibi olur. Böylece birey duygularını kontrol edebilme, değiştirebilme,
düşüncelerini ifade edebilme, konuşarak iletişim kurabilme gibi yeteneklerini
geliştirir.
“ Çin Atasözü der
ki “İşitirsem unuturum, görürsem hatırlarım, yaparsam öğrenirim.”
DRAMA VE EĞİTİM
Eğitimde, ülkemizde en çok başvurulan yöntem öğretmenin anlatıp öğrenenlerin dinlediği bilinen klasik yöntemdir. Bu yöntem birçok konuda işe yaradığı gibi, birçok konuda ise yetersiz kalmaktadır. Özellikle dramanın konu edindiği iletişim, sosyal ilişkiler, duygu ve düşüncelerin ifadede edilmesi, empati kurabilme, düş gücünü geliştirme gibi konularda öğrenenlerde istendik yönde davranış değişikliği meydana getirmek hemen hemen mümkün değildir. Sosyal yaşam ve sosyal çevreyle ilgili bilgilerin çoğu da yaşantılar yoluyla edinilir. Günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle bireyin sosyalleşme sürecinde aile, komşular, akrabalar vb. yakınların etkisi azalmıştır. Bu nedenle akrabalık ve komşuluk ilişkileri sırasında yaşantılar yoluyla edinilen bilgilerin bireye kazandırılması, yaşantılar yoluyla bireyde olumlu değişmeler sağlama yöntemi olan drama tekniğinin eğitimde uygulanması zorunluluk haline gelmiştir.
J.Jack Rousseau ile başlayıp, John Dewey, Johann Heinrich
Pestalozzi ve Friedrich Froebel ile devam eden, Maria Montessori ile önce
Avrupa’dan, Amerika’ya yayılan, daha sonra da dünyadaki başka ülkelerde
etkisini sürdüren, çocuğun içsel potansiyelinin önemini ve bu potansiyelini
özgür ve sevgi dolu çevresel koşullarda aktif yaşantıları sayesinde
gelişebileceğini vurgulayan görüş, eğitimde drama tekniğinin temelindeki
anlayışlardan biri olarak kabul edilebilir.
Bu görüşü vurgulayan Hohmann ve Weikart gibi çağdaş
eğitimciler de çocuğun doğrudan doğruya kendi yaşadığı yaşantılar ile ilgili
olarak çalışmasının ve düşünmesinin anlamlı olduğunu, başkalarının yaşadığı
yada anlattıklarının değil, kendi yaşantılarının anlamlı bilgi
sağlayabileceğini belirtmişlerdir. Anlamlı olan bilgi ise, davranışa yansır ve
daha kalıcıdır.
Çocuklarla drama kuramcılarından Peter Slade ise drama uygulamalarının
bir başka yönü olan, kendi hareketleri yolu ile yaşantı geçirmenin yanı sıra,
konuşarak iletişimde bulunmanın önemini vurgulamıştır. Kendi hareketleri
yoluyla algıladıkları konusunda konuşarak iletişimde bulunan çocuk, öğrenme
ortamında bir “seyirci” değil, “aktif bir katılımcıdır” ve öğrenme bakımından
avantajlı bir konumdadır.
“ Drama Bir Bakıma
Oyundur “
Drama bir bakıma oyundur. Çocuk ve oyunun birbirine ne kadar
çok yakışan iki olgu olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Çocuk, çevresiyle
iletişim kurmaya başladığı andan itibaren oyun oynar ve bu oyunlar içinde hoşça
vakit geçirip eğlenirken bir taraftan da hayatı tanır. Ancak drama da amaç
çocuğu oyalamak, ona hoşça vakit geçirtmek, eğlendirmek değildir. Amaç söz
konusu oyun sürecinde çocuğun kendini geliştirmesi bakımından yaşantılar
yoluyla yeni öğrenimler kazanmasıdır. Bu bakımdan drama, özellikle örgün eğitim
vermeyen SHÇEK bünyesindeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları gibi
kuruluşlarda uygulanabilirliği olan, çağdaş bir eğitim tekniğidir.
DRAMANIN YARARLARI
– Drama yönteminde bütün duyu organları etkin bir şekilde kullanıldığı için çocuğun dikkat, algılama, dinleme, konuşma, bedenini de kullanarak anlatma ve yorumlama gibi iletişim becerileri gelişir. Böylece çocuk kendini ve sorunlarını ifade edebilmeyi ve yorumlamayı öğrenir. Drama, çocuğun utangaçlık, çekingenlik vb. olumsuz duygulardan arınmasını sağlar.
“ Drama iyi bir iletişim yöntemidir. “
– Drama oyun oynayarak yapıldığından soyut ve teorik olay ve
kavramların anlaşılıp somutlaştırılmasına yardımcı olur. Böylece olaylar
karmaşık bile olsa çocuk kolayca anlar ve yorumlar, çatışmalarla olumlu biçimde
baş etmesini öğrenir.
“ Drama Yorum Gücünü
Geliştirir “
– Çocuğun düş gücünü geliştirir ve zenginleştirir. Bilim ve
teknolojideki buluşların, onları bulan kişilerin öncelikle düş güçlerinin bir
ürünü olduğunu düşünürsek dramanın çocukların düş gücünü geliştirmesinin ne
kadar önemli olduğu kolayca anlaşılacaktır. Ayrıca sanatın ve sanat eserlerinin
oluşturulmasında da düş gücü olmazsa olmaz bir koşuldur. Drama, çocukların
sanatçı ruh taşıyan bireyler olarak yetişmesinde de önemli rol oynar.
“ Hayal edersen
başarabilirsin “
– Çocuklarda estetik duygusunun ve bilincinin gelişmesine
katkıda bulunur. Böylece çocuk iyi, güzel, doğru gibi kavramları daha sağlıklı
algılar ve yorumlar.
“ Duyguları yaşayarak
geliştirir “
– Çocuğun eleştirel düşünme yeteneğinin gelişmesine katkıda
bulunur. Çocuk, olaylara ve hayata eleştirel bir gözle bakmayı, yorumlamayı
öğrenir. Böylece çocukta olay, olgu ve kavramları bir mantık süzgecinden
geçirme yeteneği oluşur ve kendisine sunulan her şeyi olduğu gibi kabullenmeden
araştırıcı olmaya yönelir.
“ Ötekileştirme değil
eleştiri “
– Drama çok önemli bir öğrenme yoludur. Drama arcılığıyla
çocuk, olaylar ve durumları, bunların arasındaki bağlantıları kolayca
öğrenebilir. Böylece çocuğun problem çözme yeteneği gelişir ve kendi ayakları
üzerinde durabilme becerisi kazanır.
“ Çözümün parçası
olur “
– Drama grupla yapılan bir etkinlik olduğundan çocuğun
işbirliği yapma, sosyal ilişkiler, iletişim kurma gibi sosyal yönlerinin
gelişmesine katkıda bulunur, çoğun sosyal gelişimini hızlandırır.
“ Artık sosyal
girişimcilik ve sosyallik dünyasındayız “
– Yapılan etkinlikler sırasında duygular da yansıtıldığından
çocuğun duygusal gelişimini olumlu yönde etkiler ve gelişmesine katkıda
bulunur. Çocuğun günlük sıkıntılardan kurtulup deşarj olmasını sağlar.
“ Hayat yaşadıkça
güzel “
– Çocuk drama etkinlikleri içinde kendini ve çevresini,
çevresindeki insanları daha iyi tanır. Böylece çocuğun empati kurma becerisi
gelişir ve çevresindeki diğer bireyleri ve olayları anlaması kolaylaşır.
“ Sempati dünyasından
empati dünyasına geçerler “
– Yapılan etkinlerde ele alınan konuların içeriği bakımından
çocukta ahlaki, milli ve manevi değerlerin gelişmesi sağlanabilir.
“ Ahlakı olmayan
toplumlar yıkılmaya mahkumdur “
– Dramanın öncelikli amacı çocukları eğlendirmek olmasa da,
drama etkinliği sırasında çocuk eğlenir ve mutlu olur. Drama çocukları
neşelendirir, umut ve iyimserlik duyguları yaratır.
“ Mutluluk ; yaptığın
işten zevk alabilmektir. “
– Drama çocukta iyi bir edebiyat deneyimi oluşturur. Ayrıca
çocukta sanat eğilimlerini başlatır ve sanatı özellikle de tiyatroyu sevmesine
katkıda bulunur.
“ Edebiyat ; edep
kökünden gelir.”
– Drama yukarıda sayılan yararların hiçbirini sağlamasa en
azından çocukları eğlendirir, hoşça vakit geçirmelerini sağlar.
“ Hiçbir şey yapmadan
bir şey elde edilemez. “
Yaratıcı Drama Eğitmen Eğitimi



Hiç yorum yok: